29 Haziran 2014 Pazar

Çocuk yetiştirmek, kitaplar, iç güdüler...

Ne zaman darda hissetsem kitaplarda, satır aralarında ararım bi cevap, bi iz. Kendi küçük dünyama filozoflardan derman aradığım çoktur. Ege'ye hamile olduğumu ögrenince de bu yeni hayat damarlarıma acil kitap girişi gerektirdi. Sonra bir durulma dönemi oldu, Oya geldi ama yeniden çocuk gelişimi kitaplarına sardırmadım. Ege de uygulalandan memnundum zaar:) ya da okuduklarım sindirilmis gibiydi. 
Taa ki birden acaba Ege biseyleri dert ediniyor mudur, psikolojisinde çözemediğimiz es geçtiğimiz birşeyler var mıdır soruları birden musallat olana kadar. Acaba Ege'nin bu mantıklı, olgun halleri, her şeyi enine boyuna uzuun uzun tartması iyi mi 4 yaş için. Oya'ya gösterdiğ süper pozitif sevecen yaklaşım 'so good to be true' olabilir mi?

Psikoloji ve çocuk gelişim kitaplari dar zamanlarda etüt edildi bi kaçı edinildi, yine dar zamanlara sıkıştırmaya çalışıyorum ama çoluk çocuk kalabalıkça keyifli geçen bir pazar günü gecesi hislerim şöyle evrildi: 
Aslinda okumaktan çok keyifli bir Müge'yi ve Osman'ı çocuklarla buluşturmak daha önemli. ( hiç okuamak olmaz tabi, o kadar da deel:) iç güdüsel devam edebiliriz gibi geliyor artık. Huzurlu, mutlu bir Ege ile Oya kendiliğinden vukuu bulacaktır umuyorum. 

Oneri : " For parents happiness is avery high bar"  Jennifer Senior

The parenting section of the bookstore is overwhelming—it's "a giant, candy-colored monument to our collective panic," as writer Jennifer Senior puts it. Why is parenthood filled with so much anxiety? Because the goal of modern, middle-class parents—to raise happy children—is so elusive. In this honest talk, she offers some kinder and more achievable aims.



18 Nisan 2014 Cuma

Sesli Kitap

Vakti zamanında  kreşe başlamadan önce Ege'yi annemlere götürüp getirirken arabada geçen zaman, yalnız salata, yemek yaparken geçen zaman için pek ideal görünmüşlerdi de almıştım bir kaç tane. Sonra bir de hediye geldi. Şiir ezberlemeye de vesile olur diye ummuştum ama şu ana kadar sadece Aragon şiirlerini dinledim. Bugünse Dede Korkut öykülerine erdi elim. Şiir dinlemek hevesiyle açıp bandrol bilgilerini her seferinde dinlemek keyifsiz bence. Bir de aynı şiir farklı çevirilerle okunmuş, en azından aragon için öyle. Dedem Korkut daha güzel geldi ama cd'yi her başlatışta bir eğitsel bölüm dinlemek kitap okurken ulaşılabilecek hayal alemine girebilmeyi imkansız kılıyor. Sanki daha ziyade alternatif yöntemlerle ders sevdirmeye uğraşan, mesleğine emek veren öğretmenler için uygun-keşke edebiyat öğretmeni mi olaydım-.
 

Yine de cd'ler fikrimi değiştirirse yazarım.

14 Nisan 2014 Pazartesi

Okumak mı okumamak mı?

Okumaya zaman ayımanın en önemli püf noktası sanırım o anki ihtiyacı tahlil edip ona göre kitap seçebilmek.... Doğumlardan sonra daha kısa süreli okumayla da güzel giden öykü kitapları kurtarıcı oldular bana. Dar zamanlarda tadımlık bir okuma keyfi sunarken kısıtlı konsantrasyonla da idare ettiler. Zorlu bir roman gibi içlerine almak için sayfalarca uğraştırmadılar ama edebiyat tadını da esirgemediler. Sadece bu yuzden değil tabi öyküleri sevişim. Sabahattin Ali, sait Faik, Ferit Edgü, Stefan Zweig, Barış Bıçakçı, Ayfer Tunç ne çok sebep var öykü türünü sevmek için hele bir de kendim yazarken görünce serip, toplamanın bir yandan da cümleleri keyifli okutmanın zorluğunu..

Nasıl ki benim bu zamanlarda okuyabilmem öykü kitapları sayesinde mümkün olduysa, şu link de size bir yol gösterebilir belki:

Sağlık için alışveriş

Gündemimdeki çeşitli linkleri burda paylaşmak istiyorum:

http://www.senkoyluler.com : peynir,salça, sabun gibi mutelif ürünler var. Güncel fiyatları kapsayan bir katalog sordum henüz yollamadılar.

http://www.miraninyaglari.com : keten tohumu yağı, çörekotu yağı, kayısı, badem yağı gibi ürünler var. Ben cilt için badem ve kayısı yağı kullanıyordum zaten ama bitince burayı deneyeceğim. Keten tohumu yağını da almayı düşündük faydalarını okuyunca. Fakat sonra saklama koşullarında çok özen geriktirdiğini görünce güvenilir bir yerden toz şeklinde almaya karar verdim. Araştırmalarım devam edecek.

http://www.nerolinn.com : ekolojik koşullarda doğal yöntemlerle elde edilmiş ve doğallığı tescillenmiş hammaddeleri kullanarak yüksek kalitede sağlığınıza yararlı ürünler satıyor.

http://www.yesilanne.com : burdan aldığımız muhtelif deterjanlar bugün geldi. Umarım memnun kalacağız. Bu deterjanlarla karbonatlı, çamaşır sodalı, sirkeli, arap sabunlu önerileri dönüşümlü olarak kullanarak kimyasalı bol deterjanlardan evi temizlemeye çalışıyorum.

Daha bugün kullandığım vücut yağındaki parabenleri keşfetmiş biri olarak bundan sonra içindekilere daha fazla özen gösterebilmeyi umuyorum. Sabun, şampuan, vücut yağı konusunda da doğal alternatifleri yakında deneyeceğim inşallah. Sabun ve yağ konusunda nerolinn biraz pahalı, bakalım başka alternatifler var mı?

Asansörler

Neden kimse iplemiyor asansör kapılarındaki öncelik işaretlerini.  Sanırım sokaktaki çocuklu dilencilere , çocuklarını istismar ettikleri için çıkışmayı görev edindiğim gibi bu konuyu da benimsiyeceğim. Bebek arabası varken daha kibar, sonra kendi ihtiyacım bitince pusetli bekleyen ailelerin yanında iki dakika durup daha agresif olarak ihtar ediciim. Challenge accepted (aaaah Barney o final hic yakışmadı yav)

İki Kalas Bir Heves

Ege'nin 3 yaş civarındayken Pembe Kurbağa tiyatrosunun bir oyununa gitmiştik. Ege de ben de pek hoşlanmamıştık. Bu sezon iki kez Tiyatro Tempo oyunlarına gittik. İkisini de çok beğendik. Hatta Ege ikinci gidişimizde oynaya zıplaya girdi kapıdan. 
Çok dolu olmuyor, o yüzden gidince kapıdan alıyoruz biletimizi.. Küçük ama sevimli bir sahnesi var. İlk gittiğimiz oyun " karagöv ve cadılar"  güzel bir karagöz gösterisini, bir de küçük jonglör ve ipli kukla gösterisini kapsıyordu. İkinci oyun ise "Küskün Koca Ağaç", bir kukla oyunuydu. Oya doğduktan sonra ana oğul başbaşa sinema tiyatro keyfi çok güzel oluyor. Ritüel olarak beklerken süt içip sohbet ederekten, ev telaşesinden uzak, sadece ikimiz, birbirimizin tadına varıyoruz.



12 Nisan 2014 Cumartesi

Yaşasın Şişmanlık

Kıyafet alışverişi yapmanın önünde ciddi bir engel şişmanlık. Almaya temayül olsa bile yakışmadığından alası kaçıyor insanın. Hem para hem zaman tasarrufu. Heleki şişman hal için kıyafet de azsa hep aynı şeyleri giymek büyük nimet. Ama yine de zayıf ama az öz alan Ben bir gün dönecek umoorum:)