29 Kasım 2011 Salı

Ferit Edgü(O Hakkari'de bir mevsim)

Çok çok güzel bir kitap. İlk defe Ferit Edgü okudum ama devamı gelecek. ODTÜ edebiyat klubünün bu seneki ikinci kitabıydı. Kafka sever bir okur olduğum için, kardeşim yakın zamanda Şırnak'ta kısa dönem askerlik yaptığı için, küçük oğlumun etkisiyle anlatılan çocuk ölümleri boğazımda düğüm üstüne düğüm attığı için, mazimde bunca yabancılaşma yaşadığım zorlu bir dönemi ben de bir yeniden doğum olarak andığım için çok etkilendim. Her ne kadar Ferit Edgü 'realist, karamsar bir roman yazmadim' dese de Türkiye 'de yaşayan ben ordaki mevsimin bunca yıl sonra pek de değişmediğini düşündüğümden saklanmış umut zerreleri bana ulaşamadı.
"oysa sözkonusu olan alışmak değildi.
anlaşmaktı.
alışmak, hiç bir zaman, hiç bir durumda istemedim bunu.
alışmak, boyun eğmek demektir.
bir şeye alışan kişi, her şeye alışabilir.
zindana
işkenceye
çaresizliğe
ölümlere
eşitsizliğe..."

22 Kasım 2011 Salı

Oğluşum

Iphonedan sonra, ve asıl bloglarla aramın düzelmesini sağlayan rss readerları kullanma olayına girmemden sonra, bunca zamansızlığa rağmen takip ettiğim bazı bloglar oldu ki bunların arasında anne-çocuk blogları da var. Benim de inişlerimin çıkışlarımın bahsini edeceğim bu ortamda oğluşumdan dem vuran yazıların ayrı bir yeri olsun değil mi?

Yazma semineri:)

Perşembe günü ODTÜ mezunlar derneğinde yazma semineri birinci kur başlıyor... Zor olur, zamanı yetirebilir miyim derken bir gayret yazıldım. Edebiyat ve sinema klubünün aydınlık toplantılarıyla renklenen 1 seneden sonra bu seminerin de çok keyifli olacağına hiç şüpem yok. Aslında daha önce um:ag'ın yazma seminerlerine niyetlenmiştim ama onlar yazılmış bir hikaye ile başvuru kabul ediyorlardı ve seçme yapılıyordu. Ben denedim de aslında ama güzel olmadı yazdıklarım:) Sonrasında um:ag'da felsefe seminerlerine gittik. Ahmet İnam ve Kurtuluş Dinçer hocaların yürüttüğü bir seminerdi çok sevmiştik ama hic interaktif değildi. Oysa benim için umulan biraz da farklı insanları duymaktı. Arkadaş ortamında insan çok dünyevi geyiklere takılıyor genelde.

Blog müessesine olan mesafemi kaybettim..

Kaybetmekle de kalmadım, bu işe niyetlendim. Blogger'da blog sahibi olmak yerine kendi web sayfami yapmak icin bayağı uğraşmışlığım var ama böylesi daha kolay. Hala tam netleştiremediğm bir kaç konu var. Ne kadar anonim kalmalı acaba? Neyi anlatıp neyi anlatmayacağımı filitrelerken içsesim güvenilir olacak mı? Bakacağız göreceğiz Ferit... En bir zoru da ben Türkçe harf işini ne kadar kotarabilirim...